10 Ağustos 2017 Perşembe

sevilmemek

selam selam,

yarım saat sonra toplantım var hemen bir yazıp, çıkacağım. gerçi toplantıda ben varım ve yoğuum çok önemli değil ama maksat yok yazmasınlar. neyse konumuz; sevilmemek.

sanırım ben antipatik bir herifim. oldum olasıya da kendimi sempatik sanırdım. geç uyanışlarıma bir yenisi daha eklendi. bu durumdan uzun zamandır şüpheleniyordum, mutsuzluk ve sinir harbi arasında kalan günün 2-3 saati sevimli olabiliyorum. bu durumun da adresi belli. herkes, bir kritize etme peşinde. yöneticiler, aile, arkadaş, tanıdık, selami. selami için ayrıca yazı yazacağım bak. bu kervana yeni yan komşu da dahil oldu. lan ne yapsam olmuyor. yarım kaldım yarim. küçüklükten beri kısa çöpü ben çekerim hatta bu duruma o kadar alıştım ki başkası kısa çöpü çekerse; versene lan kısa çöpümü! diyebilirim. bu cümleden de anlaşıldığı üzere, biloğumun adını hak eden davranışlar içerisindeyim. 

niye sevilmiyorum? tuttururum. çok konuşurum, ukalalık yaparım. küserim. kızarım. kırarım, dökerim. kavgacıyım. kinciyim. para hesabım yok. dağınığım. pek bir yere yetişemem. ee genelde disiplinsiz davranışlar içerisindeyim. lafımı da esirgemem. çok pis insan tanırım, melekvari davranışları yimem. yimiş gibi yaparım.

peki ben niye sevildiğimi sanardım? yalaka değilim, laubali değilim, espritüel sayılırım (yok la baya baya komiğimdir), ortalama zekanın üstündeyim ki gün geçtikçe yurdum insanı seviyesine yaklaşıyorum diyeceğim de yurdum insanının zekası benimkinden bile hızlı düşüyor. koyun halk. cesaretliyim. bu yazdıklarımın pek mubah sayılmadığı zamanlarda yaşadığımızdan, bu özellikler bile eksi yazar.

SEVİLMİYORUM. 

not:seninle de yemek yiyenin taa amk ben. 

gittim.

Serhan.